eren3.jpg

Eren ERGÜL

Siper Sanatı (Trench Art)

25 Nisan 1915 tarihindeki kara çıkarmalarının başladığı yerlerden bir diğeri de Seddülbahir bölgesiydi. Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde uç noktada bulunan bu yer, çıkarma yapmak için belirlenen 5 ayrı koydan (İkiz Koyu-Pınariçi Koyu-Tekke Koyu-Ertuğrul Koyu-Morto Koyu) oluşmaktaydı.

 

Bu bölgede başlatılacak harekâtın merkezini oluşturan Tekke ve Ertuğrul Koyları hem ikmâl hem de harekâtın gidişatına yön verecek en elverişli kumsallardı. İngilizler tarafından planlanan, kanatlardan yapılacak harekâtlarda elde edilecek olan başarı, bu iki koyda bulunan birliklerin yükünü azaltacağı, Alçıtepe'ye ilerleme ve burayı işgâl etmek için geniş bir hat üzerinden hareket etmeyi sağlama düşüncesiydi.

 

 

  

Tüm hazırlıklar tamamlanmış ve çıkarmalar başlamadan önce bu bölge zırhlılar tarafından çeşitli çaplardaki top mermileriyle yoğun bombardıman altına alınmıştı. Bu bombardıman sırasında Seddülbahir'de bulunan deniz feneri de top atışlarının isabetine maruz kalarak yok olmuştur. Bu yazının ana temelini oluşturacak olan konu bu andan itibaren başlamaktadır.

 

 Seddülbahir bölgesindeki deniz fenerinin bombardımandan sonraki hâli

 

Çanakkale Muharebelerine ilgi duyan herkesin gönlünde özellikle benimsediği ve sevdiği bir yer mutlaka vardır. Her gittiğimde mutluluk duyduğum, huzuru bulduğum ve oraya ait olduğumu hissettiğim yerdir Tekke Koyu. 30 metre derinliğinde ve 300 metre uzunluğunda sahili olan bu koy, savaşın izlerini hâlâ barındırmaktadır. Sahilden denize uzanan ve savaş sırasında sürekli kullanılan ancak günümüzde kalıntıları bulunan iskelesi ve koyun sağ tarafında mevsim geçişlerine göre kâh kumların altında kâh kumların üzerinde bulunan bir lighter* doğrudan göze çarpmaktadır. Yürüdüğünüz yolda savaştan bir asır geçmesine rağmen tüfek mermilerine denk gelmeniz sanki savaşı yaşıyor hissini yaşamanızı sağlıyor. Denize girip iskelenin yanından açığa doğru yüzmeye başladığınızda, batık halinde olan bir lighter'e dokunmak ve onu izlemek tarifi olmayan bir duyguyu yaşatıyor. Yine böyle bir günde savaşın izlerini taşıyan bu bölgede yüzerken bir taşın yanında birdenbire bir metal (bakır) parçası dikkatimi çekti. Yarısı kumun içinde yarısı dışarıda olan bu bakır parçasını elime aldığımda, üzerinde yazılan yazılar beni daha da heyecanlandırmıştı. ilk bakışta ne olduğunu bilememiş ve üzerinde ki yazıların ne anlama geldiğini heyecandan anlayamamıştım. Bu bakır levha 25 Nisan Seddülbahir çıkarmalarında zırhlılardan atılan top mermileriyle yıkılan deniz fenerinin kubbesine aitti. Yazıların tercümesini yaptıktan sonra kafamda iki soru oluşmaya başlamıştı. Bu parça savaş devam ederken mi yoksa savaştan sonra mı yapılmıştı? Beni bu düşüncelere iten sebep ise savaş devam ederken, bakır levhanın bir tablaya dönüştürülmesi, üzerine puntolanan yazıların ve çesitli desenlerin işlenmesi gibi işlerle uğraşılabilir miydi? Eğer savaştan sonra yapıldıysa bu tabla buraya nasıl geri gelmişti? Bu iki soru olasılıkları da beraberinde getirdi. Birinci olasılık savaştan sonra yapılan bu bakır tablayı bir askerin hatıra olarak satın alması ve işgal döneminde tekrar buraya geldiğinde düşürmesi, ikinci olasılık ise bu parça buraya aittir deyip denize atması.

 

*Lighter: Karada bulunan askeri kuvvetin ikmal ve lojistik malzemelerini taşıyan ve motorlu taşıtlarla kıyıya belli bir mesafeye kadar yanaştırılan denizde yük taşıma araçlarıdır ve bunları "mavna" olarak da tanımlayabiliriz. Bu mavnaları çeken motorlu deniz taşıtları ise "X Lighter" olarak adlandırılmaktadır. Belli büyüklüklerde olan bu X-Lighter'ler de kıyı hattına oldukça yaklaşabilmekte, ardında palamarlar bağlanarak "Lighter" leri çekmektedirler.

 

 

Bu olasılıklar beni yine de tatmin etmemiş, bir araştırma yapma gereksinimine ihtiyaç duymuştum. Yapmış olduğum araştırmalarda Imperial War Museum (IWM) ve Australia War Museum (AWM)'da buna benzer tablaların olduğunu gördüm. Böyle olunca da, olasılıklarımda yanılmış ve gerçek bilgiye ulaşmış olmanın heyecanı sarmıştı.

 

Açıklama:

Dairesel bakır tabla şeklindeki, ortada içe doğru çukurlaşan, düz tabanlı çanak formu biçimindeki bu obje bir tabağı yada kül tablasını anımsatmaktadır. Bakır parçadaki bu şekli oluşturmak için geniş çekiç hamleleri kullanılmıştır. Bu objenin temelini oluşturan özgün bakır levhanın kalınlığı 2 ila 2.5 mm, çapı 18 ila 20 cm olan bu tablanın 25mm'lik geniş ağızlı kısmında şu ifadeler yazmakta: (Üst kısım) "Bu parça HMS Prince of Wales ve HMS London gemilerinin açtığı ateşle yok olan Seddülbahir'deki deniz fenerinin kubbesinden yapılmıştır. (Alt kısım) "DARDANELLES 25.4.15 - Orta kısmında ise bu tablayı satın alan asker yada subayların ismi yazmaktadır. Benzer örneklerde isim ile birlikte bağlı olduğu birliğin de adı işlenmiştir.

 

Bu kişiselleştirilmiş, sınırlı sayıda yapılan "siper sanatı" nın iyi bir örneği olan bu tablalar, Seddülbahir'de 29. Tümenin bazı askerlerince yapılmıştır. Buna benzer kişiselleştirilmiş tablalardan biri Topçu Çavuşu E. H. Cleall adına yapılan tablaydı. Bunu 2009 yılında satın alan kişi yaptığı araştırmalarda ve saha çalışmalarında, bunların 29. tümene bağlı bir grup askerlerin 1915 Paskalya günü HMS Prince of Wales ve London gemilerinin açtığı ateşle yok olan Seddülbahir'deki kuzey fenerinin kubbesinden kopan parçalarla yapıldığını belirlemiştir. Bu tablalar siperlerde hızlıca üretilirken, askerler ufak bir ücret karşılığı üzerine adlarını yazdırıp farklı desenler işleterek kişiselleştirebiliyorlardı. Avustralyalılar çoğunlukla kanguru ve devekuşu desenlerini seçerlerken, bazıları üzerine Türk hilal ve yıldızını da işletiyorlardı. Tabi çok alışılmadık desenler ekstra ücretlerle yapılıyordu.

 

 

Bu örnek 2. Avustralya Sahra Topçu Tugayında görevli Binbaşı Reginald Lee Rex Rabett tarafından Gelibolu Yarımadasındaki görevi sırasında satın alındı. Rabett, 23 Mayıs 1887’de Sydney, New South Wales’da doğdu. Sydney Üniversitesinde eğitim gördü ve Sydney Kürek Takımının tanınmış kürekçilerinden oldu. Pitt caddesindeki Raine & Horne firmasında katip olarak çalıştı.1911 yılında Avustralya topçularına katıldı, Binbaşı olana dek bu birlikte devam etti. 18 Ağustos 1914’te askeri komisyon tarafından savaşa katılacak Avustralya İmparatorluk Kuvvetlerine katıldı. 19 Eylül 1914’te Binbaşılığa terfi etti. Birliği 4 Mayıs’ta Seddülbahire çıktı. Çıktıktan sonra Kirte Deresi içindeki Türk birliklerini bombardıman etti. Bu süreçte faydalı olduğu için birliği 29. İngiliz Tümeni’ne bağlandı.Rabett görevini başarıyla sürdürürken 8 Kasım’da sarılık nedeniyle Yarımada'dan tahliye edildi. Yararlılıkları ve görevindeki başarısı nedeniyle 1917 Ağustos ayında Kral tarafından St Michael and St George (CMG) ödülü verildi.

 

Eren ERGÜL

 

Kaynak: Bu çalışmada kaynak olarak IWM (Imperial War Museum) ve AWM (Australian War Museum) resmi internet sitelerinden faydalanılmıştır.

 

MUHAREBE ALANI YER İSİMLERİ

13 Aralık 2017
01 Aralık 2017
07 Ekim 2017
30 Eylül 2017
29 Ağustos 2017
20 Ağustos 2017
29 Haziran 2017
12 Nisan 2017
12 Mart 2017
24 Şubat 2017
17 Şubat 2017
11 Şubat 2017
27 Aralık 2016
26 Kasım 2016
25 Ekim 2016
20 Ekim 2016
11 Ekim 2016
29 Eylül 2016
11 Eylül 2016
14 Temmuz 2016
13 Temmuz 2016
04 Temmuz 2016
28 Haziran 2016
15 Haziran 2016
05 Haziran 2016
03 Haziran 2016
15 Mart 2016
06 Mart 2016
01 Mart 2016
26 Şubat 2016
16 Şubat 2016
14 Şubat 2016
12 Şubat 2016
08 Şubat 2016
03 Şubat 2016
01 Şubat 2016
30 Ocak 2016
10 Ocak 2016
31 Aralık 2015
22 Aralık 2015
03 Aralık 2015
03 Aralık 2015
28 Kasım 2015
27 Kasım 2015
26 Kasım 2015
15 Kasım 2015
09 Kasım 2015
04 Kasım 2015
02 Kasım 2015
01 Kasım 2015
29 Ekim 2015

 

© 2015-2017 www.canakkalemuharebeleri1915.com