seddlbahir5.jpg

Koordinat:

En uzun kol kaynak noktası : 40° 05´ 42.56" K - 26° 15´ 47.41" D

Boğaza döküldüğü nokta       : 40° 04´ 08.38" K - 26° 15´ 07.57" D

Domuz Dere; batısında bulunan Cesaret Sırtı, kuzeyindeki Hilal Sırtı – Alçı Tepe - Eminbey Düzü, doğusundaki Küçükmehmetbey Tepe’den güneye uzanan isimsiz sırt, güneyindeki Çanakkale Boğazı ile çevrilidir.

Koordinat: 40° 05´ 23.55" K - 26° 12´ 18.05" D

Şehitler Sırtı’ndaki sembolik Sarı Tepe Şehitliği’nin 680m güneybatısında, İngiliz Twelve Tree Copse mezarlığı’nın 780m batısında ve Zığın Dere’nin doğu yamaçlarında savaş döneminde zik zak yaparak aşağı inen, bir keçi yolu bulunmaktaydı.

Koordinat:

En Uzun Kol Kaynak noktası : 40° 06´ 45.77" K - 26° 13´ 59.35" D

Yaklaşık Orta noktası           : 40° 05´ 29.36" K - 26° 12´ 18.01" D

Denize Döküldüğü Nokta     : 40° 04´ 30.02" K - 26° 11´ 02.78" D

Zığın Dere tuhaf ve huzursuz edici bir yer, hayaletler ille de bir yerde yürüyecek olsaydı Zığın Dere’de yürürlerdi.

Koordinat:

En uzun kol kaynak noktası               : 40° 05´ 48.60" K - 26° 16´ 40.07" D

Boğaza döküldüğü nokta (Mansap)  : 40° 04´ 52.51" K - 26° 17´ 01.17" D

Tenger* Deresi; üç tarafındaki yüksek tepe ve yüksek düzlüğün arasındaki 4 km² havzası içinde, en uzun kolu 174 Rakımlı Tepe’den doğar, genel olarak güneybatı yönünde iki bin metre akarak Çanakkale Boğazı’na dökülür. Boğaza dökülen diğer dereler gibi her mevsim yatağında su akmaktadır.

 

Koordinat: 40° 05´ 52.90" K - 26° 15´ 17.34" D

Gelibolu Yarımadası güneyinin kilit noktasını oluşturan, Seddülbahir bölgesine tümüyle egemen, 220 m yüksekliğinde yayvan tepedir. Güneybatıdaki Seddülbahir’e 8km, batıda Ege Denizi’ne 4km, doğuda Boğaz’a 3km, Alçıtepe Köyü’ne ise 2km mesafede bulunmaktadır. Tepeden itibaren güneybatıya doğru arazi alçalıp, küçük derelere bölünmüş olarak Tekke Burnu ile Morto Limanı arasında denize ulaşır.

 

Koordinat: 40° 05´ 08.06" K - 26° 12´ 29.90" D

Küçük Mehmet Bey Tepe’den kuzeydoğu – güneybatı istikametinde Boğaz’a doğru alçalan, Domuz Dere ile Suniç(Sarnıç – Ayvalar) Dere arasında kalan sırtın üzerinde, Boğaz’dan 570 m içeride yer almaktadır.

Koordinat: 40° 05´ 49.89" K - 26° 13´ 06.97" D

Alçıtepe Köyü batı çıkışının (Sargıyeri şehitliği - Seddülbahir yolları kavşağı) 450m batısında, Alçıtepe Köyü mezarlığının 220m güneybatısında, bugün tarla olarak kullanılan arazi, savaştan önce harap duruma düşmüş, bugün ise hiçbir kalıntısı olmayan kilisenin bulunduğu alandır.

Koordinat: 40° 05´ 08.06" K - 26° 12´ 29.90" D

Alçıtepe Köyü batı çıkışından (Sargıyeri şehitliği - Seddülbahir yolları kavşağı) güneybatı yönünde Seddülbahir’e giden yol takip edildiğinde, 1100 m ileride Twelve Tree Copse (Oniki Ağaç Korusu) Mezarlığı’na, devamla 700m sonra ulaşılan nokta, savaş zamanından önce harap duruma düşmüş, bugün ise hiçbir kalıntısı olmayan binanın olduğu alandır. Bir zamanlar var olan bina kalıntısına Türkler Harap Kilise – Papazın Çiftliği, İngilizler ise Ruined Church – Church Farm (Harap Kilise – Kilise Çiftliği) adını vermişlerdi.

Koordinat: 40° 09´ 00.00" K - 26° 18´ 29.54" D

Kilitbahir Platosu’nu ortadan ikiye ayıran Havuzlar (Şarlayan) Dere’nin kaynak bölgesi Sarafim* Mevkii’dir. Rum asıllı bir şâhısa ait olduğu değerlendirilen Sarafim Çiftliği de Sarafim mevkiin güneyinde Havuzlar Dere kenarında bulunuyordu. Günümüze ulaşamayan bu yerleşim birimi Çanakkale muharebeleri sırasında gerek korunaklı bir alanda olması gerekse uygun konaklama imkânlarının bulunması nedeniyle birliklerin dinlenme yerleri, karargâhları, olarak kullanılmıştı.

Koordinat:

(Platonun yaklaşık orta noktası)  : 40° 08´ 46.86" K - 26° 19´ 51.84" D

(Kuzeybatı köşesi Eğerli Tepe)     : 40° 10´ 16.98" K - 26° 18´ 43.76" D

(Güneybatı köşesi Taşlı Orman)  : 40° 08´ 48.98" K - 26° 16´ 38.97" D

(Güney köşesi Baykuş Tepe)        : 40° 06´ 25.99" K - 26° 19´ 16.17" D

(Kuzeydoğu köşesi Çam Burnu)   : 40° 10´ 07.50" K - 26° 22´ 14.95" D

 

Koordinat: 40° 05´ 59.24" K - 26° 16´ 01.69" D

Gelibolu Yarımadası’nın özellikle güneyine doğru savaş zamanına kadar Rumların oturduğu yerleşim merkezleri çoğunlukta olup isimleri de sonradan değiştirilene kadar Rumca idi. Eceabat (Maydos)’a bağlı ve bunun güneyindeki köylerde, mezralarda ve çiftliklerde tarımla uğraşan halk, zamanla küçük yerleşim birimlerini bırakarak toplu olarak bulunmak için köylere taşınmışlardı. Bu yerleşim birimlerinden; Erpeten (Alçı Tepe’nin 1400 m kuzeyi), Aptella (Kudsi Bey Tepe’nin 200 m batısı),  Apostor (Alçıtepe Köyü’nün 1400 m güney doğusu) örnekleri sayılabilir. Günümüze ulaşamayan bu yerleşim birimlerinden bazıları Çanakkale muharebeleri sırasında gerek korunaklı bir alanda olması gerekse kuyu ve çeşmesinin bulunması nedeniyle birliklerin dinlenme yerleri, karargâhları, olarak kullanılmıştı.

Koordinat: 40° 05´ 13.39" K - 26° 16´ 34.80" D

Salimbey Çiftliği; iki kilometre uzunluğundaki Tenger Dere’nin hemen hemen orta bölümünde, dere vadisinin açılarak, hafif meyille güneydoğuya doğru alçaldığı arazide; derenin kuzeydoğu bölümünde 350X150m, güneybatı tarafında 250X100m boyutlarındaki açık alanlara serpiştirilmiş binalardan oluşmaktaydı.

Koordinat: 40° 07´ 07.07" K - 26° 15´ 23.02" D

Gelibolu Yarımadası’nın özellikle güneyine doğru savaş zamanına kadar Rumların oturduğu yerleşim merkezleri çoğunlukta olup isimleri de sonradan değiştirilene kadar Rumca idi. Eceabat (Maydos)’a bağlı ve bunun güneyindeki köylerde, mezralarda ve çiftliklerde tarımla uğraşan halk, zamanla küçük yerleşim birimlerini bırakarak toplu olarak bulunmak için köylere taşınmışlardı. Bu yerleşim birimlerinden; Erpeten (Alçı Tepe’nin 1400 m kuzeyi), Aptella (Kudsi Bey Tepe’nin 200 m batısı),  Apostor (Alçıtepe Köyü’nün 1400 m güney doğusu) örnekleri sayılabilir. Bu örneklerinden biri de Alexi idi. 1850’li yıllarda çizilen haritalarda, Alçıtepe (Kirte) Köyü’nün 3700 m kuzeydoğusunda, o zamanın Maydos’a giden yol üzerinde ve Şahin Dere kenarında 3-4 haneden oluşan Alexi köyü,  XX’nci yüzyılın başında Anderya Çiftliği adını aldığı Osmanlı haritalarında görülmektedir.

 

Koordinat:

40° 05´ 29.86" K - 26° 13´ 38.03" D

40° 04´ 27.70" K - 26° 12´ 46.86" D

40° 02´ 47.18" K - 26° 11´ 30" D

Kirte Deresi ile Kanlı Dere arasındaki sırt hattı boyunca kuzeydoğu – güneybatı istikametinde Alçıtepe (Kirte) köyünden Seddülbahir Köyü’ne uzanır. 6400 metre uzunluğundaki yol, Alçıtepe çıkışında Cemilbey Deresi’nden sonra batıya yönelir. Necatibey Dere’yi geçince yol ikiye ayrılır. Bu iki yoldan da Seddülbahir’e gidilebilse de güneybatı yönünde uzanan yol esastır. Bu kavşaktan 1km. güneybatıya Yüzbaşı Süreyya Sırtı’ndan devam edildiğinde Altıparmağın (Papazın) Bağı’na varılır.

 İngilizlerin Kirte yolu civarında en son ilerledikleri hat olan Papazın Bağı olmuştu. 7 Ağustos’ta 42’nci İngiliz Tümeni sabah Kirte Deresi doğusundan icra ettiği taarruz Papazın Bağı civarında bir miktar gelişerek Türklerin 1’inci hat siperlerinin bir kısmı ele geçirilmişti. 7 – 13 Ağustos tarihleri arasında karşılıklı hücumlarla el değiştiren siperler bu tarih sonunda bağın büyük kısmı İngilizlerin elinde kalmıştı. Bu bölgedeki karşılıklı hatlar düşmanın yarımadayı tahliyesine kadar pek fazla bir değişikliğe uğramamıştı.

Papazın Bağı’ndan sonra yine düz olarak güneybatı yönünde devam eden yol sırasıyla; Çamyayla Mevkii, Recepbey Bayırı, Yalçı Tepe’den geçerek Çukurbağlar Mevkii’ne ulaşır. Kirte Deresi’ni geçtikten sonra Zeytinli Bayır kenarından Seddülbahir Köyü’ne varılır. 1915 yılında kullanılan yol ile bugün mevcut olan yol aynıdır.

Savaşan iki taraf için de taktik açıdan belirgin bir hat olduğundan sorumluluk alanı belirlemede önemli rol oynamıştı. Seddülbahir –Yalçıtepe arası Türk topçu ateşinden gözetleme bakımından korunaklı olduğundan İtilaf Devletlerince kullanılsa dahi, daha kuzey bölümü Türklerin gözü önünde devam ettiğinden muharebeler boyunca ancak geceleri kısıtlı olarak kullanılabilmişti.

 

Koordinat: 40°04´53.56"K - 26°13´13.42"D

Alçıtepe Köyü’nün 1200 metre güneyinde, Alçıtepe – Seddülbahir yolunun hemen batısındadır. Savaş zamanı burada bulunan muhtemelen bir papaza ait bağ, günümüzde zeytinlik olarak kullanılmaktadır.

6 Ağustos’ta kuzeyde (Arıburnu – Anafartalar) yapılacak kuşatma harekâtının icrası sırasında Güney Grubu’ndan kuşatma yapılacak bölgeye kuvvet kaydırmayı önlemek maksadıyla Seddülbahir bölgesinde bulunan 8’inci İngiliz Kolordusu ve Fransız Kolordusu tarafından mahdut hedefli taarruzlar planlanmıştı. Bu plan gereğince 6 Ağustosta 29’uncu İngiliz Tümeni Kirte Deresi batısından yaptığı taarruzlardan sonuç alınamamıştı. 7 ağustos için ise 42’nci İngiliz Tümeni sabah Kirte Deresi doğusundan icra ettiği taarruz Papazın Bağı civarında bir miktar gelişerek Türklerin 1’inci hat siperlerinin bir kısmı ele geçirilmişti. 7 – 13 Ağustos tarihleri arasında karşılıklı hücumlarla el değiştiren siperler bu tarih sonunda bağın büyük kısmı İngilizlerin elinde kalmıştı. Bu bölgedeki karşılıklı hatlar düşmanın yarımadayı tahliyesine kadar pek fazla bir değişikliğe uğramamıştı.

 

Koordinat: 40°03´25.65"K - 26°11´54.65"D

Seddülbahir – Alçıtepe yoluna paralel olarak Kanlı Dere ile Kirte deresi arasında sıralanmış 5 tane su terazisi, Roma ve Osmanlı döneminde Seddülbahir köyünün ve daha sonra Seddülbahir Kalesinin su ihtiyacını karşılamak maksadıyla köyden 3 km. kuzeydoğuda Yalçı Tepe Su Başı mevkii’ndeki kaynaklardan köye getirilen suyun ara birimini oluştururdu. Şavaş dönemi haritalarına bakıldığında Yalçı Tepe’nin kuzey doğusunda su deposu, Tazyikli Su Makinesi ve Haznesi gibi suyu toplama ve sevk elemanları görülmektedir. Bu bölgede toplanan sular künklerle güneye akıtılırken yükseklik 40 metreden ovaya inince 20 metreye düşmekteydi. Bu suyu köyün yüksekliğine çıkarmak için 5 tane Su Terazisi ile 900 metre civarındaki çukur ve düzlük alan geçilmişti.

Su terazileri, birleşik kaplar prensibine göre çalışan ve su basıncını ayarlayan yapılardı. Teraziler genellikle kare şeklinde ve yukarı doğru gittikçe daralan birer kule biçiminde yapılmışlardır. Su kaynaklarından pişmiş kilden yapılma borularla gelen sular, altta toplanınca basıncın kuvvetiyle borudan yukarı teraziye çıkartılıp yavaşlatılmak suretiyle, atmosfer basıncına eşitlenerek basınç kontrolü sağlanmaktaydı. Terazinin üst kısmında “sandık” veya “sanduka” adı verilen bir depo–havuz bulunuyordu. İsale hattından gelen bir boru, düşey olarak bu havuzun tabanına açılırdı. Suyun kullanılmadığı zamanlarda borular içerisindeki suyun hareketine mani olan hava birikimi önlenerek isalede basıncın artması ve künkleri patlatması önlenmişti. Basınç kontrolünün yanı sıra, suyu ölçmek ve dağıtmak görevini üstlenen su terazilerinde, sandık kenarlarına konan “lüle”ler aracılığıyla debi ölçülüp, gerekli miktarda su dağıtımı sağlanırdı. Eğer debi ölçülmeyecek ve yalnız basınç kontrol edilecekse, ikinci bir düşey boru vasıtasıyla şebekeye su verilirdi.

25 Nisan çıkarmasını takip eden günlerde önce İngilizlerin daha sonra Fransızların kontrolünde olan Kakmı mevkii ve güneyindeki düzlük bölgede Fransızların ihtiyatları, depoları, topçu mevzileri bulunuyordu. Türklerin topçu atışlarında bu su terazilerinden “Düzeltme Tanzim Noktası” olarak faydalandığından şüphelenerek, topçu atışlarının isabet oranını azaltmak maksadıyla tarihi değeri göz önünde tutulmayarak Su Terazilerini yıkmışlardı. Bir iki tanesinin sadece birkaç taş parçasından ibaret olan kalıntılarından başka geriye kalanı yok olmuştur. Su terazilerinden, günümüze büyük şehirlerde tarihi yapı olarak birkaç tanesi ulaşmış olup, eski uygarlıkların su iletme teknolojisinin önemli parçasını oluşturmaktaydı. 

 

Koordinat: 40° 03´ 55.00" K - 26° 14´ 06.32" D

Gelibolu yarımadasının boğaza girişten itibaren üçüncü büyük deresidir(Kirte Deresi – Kanlı Dere – Kereviz Deresi).  Uzunluğu 2300 metre kadar olan ve kuzey güney istikametinde akan dere yazın genellikle kurudur. Doğusunda Cesaret Sırtı, batısında üzerinde birçok tepe barındıran ( Yassı T. - 83 Rakımlı T. – Kudsi Bey T.) Yüzbaşı Şevki Sırtı ve Bağlık Sırtı bulunmaktadır. Boğaza yaklaştıkça dere vadisi daha da dikleşerek batı yamaçlarının bazı bölümleri uçurum şekline dönüşmüştür.

Muharebeler sırasında Kereviz Derenin bulunduğu bölge Türkler ile Fransızların karşı karşıya geldiği Güney Cephesi’nin Türklere göre sol yanını teşkil etmekteydi. 26 Nisan’dan itibaren daha elverişli arazide savunmak maksadıyla geri çekilen Türk birlikleri sol yan için kritik arazi olarak Kereviz Dereyi kabul etmişler, derenin batı kesimi mutlak elde bulundurmak için büyük kayıplar pahasına bölgeyi savunmuşlardı.

Özellikle 1’inci ve 2’nci Kerevizdere Muharebelerinde diğer örneklerini Zığındere – Kanlısırt – Conkbayırı muharebelerinde rastladığımız çok kanlı çatışmalar yaşanmıştı. Fransızların cephanesi oldukça bol 75’lik topları ve Türk askerinin “Karakedi” adını verdiği Dümezil havanları büyük tahribat yapmıştı. Bu silahların adeta siperleri dümdüz etmesinin tesiriyle büyük kayıplar veren ama yine de canını dişine takıp Yassı Tepenin Kereviz Dereye bakan uçurumun başında da olsa tutunmayı başaran Türkler, sadece Kereviz Derenin boğaza yakın kısmında Fransızların derenin içine inmelerine izin vermişti. Bu küçük parça siper de muharebelerin sonuna kadar Fransızların başına bela olmuş birçok kez baskın tarzında hücumlar ile siper el değiştirmişti.

 

Koordinat:

40° 02´ 47.32" K - 26° 10´ 43.54" D

Kuzeyinde Kızlar Sırtı, doğusunda Ertuğrul Koyu ve Seddülbahir Köyü, güneyinde İlyasbaba Burnu, batısında Ay Tepe bulunmakta olup 45 metre yüksekliğindedir.

Çanakkale Boğazına giriş kısmının en hâkim noktasını teşkil ettiğinden, boğazı savunmak maksadıyla oluşturulan savunma sisteminin giriş kısmını kapsayan tabyalardan biri olan Ertuğrul Tabyası bu tepenin doğusunda inşa edilmişti. Şubat 1915’de başlayan donanmanın topçu ateşine birçok kez karşılık veren ve isabetler sağlayan tabya, 25 Şubat bombardımanında isabet alarak devre dışı kalmıştı. 25 Nisan çıkarmasında Ertuğrul Koyunu savunan 10’uncu Bölüğün bir takımı bu tabya ve doğusundaki sırtta mevzilenerek çıkarmanın ilk günü İngilizlere büyük zayiat verdirmişlerdi. Tekke koyunu savunan 12’nci Bölük bulunduğu mevzilerde tutunamayınca önce Ay Tepe, saat 17.40’da da burayı boşaltarak Gözcübaba Tepe ile Kızlar Sırtı hattına çekilmiş savunmalarına burada devam etmişlerdi.

Bugün Gözcübaba Tepe üzerinde İngilizlerin 1924 yılında yaptıkları yarımadaya ilk ayak bastıkları ve terk ettikleri nokta anısına “Helles Anıtı”, kahraman 3’üncü Tabur personelinin anıldığı “Yahya Çavuş Anıtı ve Şehitliği” ve hemen yanında da restore edilen Ertuğrul Tabyası bulunmaktadır.

 

Koordinat:

40° 02´ 46.29" K - 26° 11´ 23.93" D

Kuzeyinde Değirmen Mevkii, doğusunda Seddülbahir Köyü, güneyinde Ertuğrul Koyu, batısında Kızlar Sırtı bulunmakta olup 47 metre yüksekliğindedir.

Ertuğrul Koyunun gerisinde ve koya tamamen hâkim yükselti olduğundan kritik arazidir. Üzerinde Cenevizlerden kalma kale kalıntılarından dolayı Türkler tarafından Harapkale Tepe olarak adlandırmıştır. İngilizler ise adını çıkarmadan önce yüksekliğinden dolayı ”Hill 141” olarak kullanıyorlarsa da çıkarma günü bu tepe üzerinde ölen Yarbay Doughty Wylie anısına “Fort Doughty Wylie” olarak değiştirmişlerdi.

Seddülbahir bölgesini savunan 3’üncü Tabur Komutanı Binbaşı Mahmut Sabri Bey’in komuta yeri olarak kullandığı tepe; çıkarmaların ertesi günü kıyı hattından biraz geri çekilen kuvvetlerin son dayanak noktasını teşkil etmişti. 26 Nisan saat 14’e kadar bu tepe ve batıya uzanımı hattını savunan takviyeli 3’üncü Tabur emirle Yalçı Tepe bölgesine çekilmeye başlamıştı.

Bugün tepe üzerinde Yarbay Doughty Wylie’nin mezarı bulunmaktadır. Yarımada üzerinde toplu mezarlıklar haricindeki tek münferit İngiliz mezarıdır.

 

Koordinat:

40° 03´ 01.07" K - 26° 10´ 03.78" D

Karacaoğlan Tepenin güneyinde 300 metre uzunluğunda 30 metre derinliği olan koydur. Koyu çevreleyen Tepe ve sırtlar dik olmakla beraber Çukurhendek Derenin bu yükseltileri oymasıyla yukarı doğru kolayca çıkma olanağı vardır.

Düşmanın yarımadaya çıkış için kullanabileceği 1’inci öncelikli çıkarma noktası olarak kabul edildiğinden engel sistemi de oldukça geliştirilmişti. Deniz kenarına yakın koyun bir ucundan diğer ucuna kadar bir kuşak tel engeli, ilerlemeyi önleyici çeşitli engeller ve mayın döşenmişti. Bu engel sisteminin gerisindeki sırtlara 12’nci Piyade Bölüğü mevzilenmişti. Tekke koyuna bakacak şekilde bir takımı Karacaoğlan Tepede bir takımı Tekke Sırtında ve ihtiyat takımı da Karacaoğlan Tepe gerisindeydi.

25 Nisan sabahı yoğun topçu ateşinden sonra saat 6’ da iki kademe halinde bir İngiliz taburu Tekke Koyuna çıkmaya çalışmıştı. 12’nci bölüğün sadece tüfek ateşi ile ağır zayiata uğramışlar, çıkarmanın zorlandığı anlaşılınca donanmanın topları tekrar 12’nci bölük üstüne korkunç ateşine başlamıştı. Saat 9’a doğru 2 tabur kuvvetine erişen İngilizler sırtlara doğru ilerlemeye başlamışlardı. Saat 11’e kadar direnen bölük güney ve kuzeyden ilerleyen düşmanını karşısına alarak savunmaya devam etmek için Ay Tepeye çekilmek zorunda kalmıştı.

Muharebelerin devamında Tekke Koyu, İngilizlerin bazı yardımcı gemileri batırılmak suretiyle oluşturulan dalgakıranla bir liman haline getirilmişti. Ana ikmal merkezi olarak kullanılan koy, 9 Ocak 1916 tarihinde yarımadayı son terk ettikleri yer olacaktı.

 

Koordinat:

40° 02´ 34.58" K - 26° 10´ 56.86" D

Batısında Gözcübaba Tepenin, doğusunda Seddülbahir Kalesi ve Harapkale Tepenin hakim olduğu hafif eğimli olarak güneye doğru alçalan doğal bir amfiteatr önünde yer alan, 250 metre uzunluğunda 10 metre genişliğinde kumluk sahildir. 1915 yılında da var olan kumluk alanın bitiminde 1,5 metre yüksekliğinde set bulunmaktadır. Sahilden 15 metre içeriden başlayarak çeşitli aralıklardaki 3 sıra tel engeli oluşturulmuş, bu engel manzumesinin arkasında da 3’üncü Tabur 10’uncu bölük mevzilenmişti. Bir takımı Ertuğrul Tabya ve doğusunda, bir takımı köy batısı ve kale önünde, bir takımı da Harapkale Tepe gerisinde ihtiyatta idi.

25 Nisan sabahı 06.30’da başlayan başlangıçta 13 bölük, kısa bir süre sonra 25 bölük seviyesine çıkan düşmanına karşı direnen 10’uncu Bölük ve onu takviye eden 11’inci Bölük personelinin kahramanca vatan toprağını savunması sonucu, çıkarmaların en önemli noktası olan ve diğer çıkarma yerlerini arkasına alıp götüreceği düşünülen nokta tıkanıp kalmıştı. Koyu savunan Mehmetçikler, 10’uncu Bölük personeli Yahya Çavuşun şahsında adlarını tarihe altın harflerle yazdırdılar. 32 saat boyunca Ertuğrul Koyu çevresindeki savunma mevzilerinde mevcut olarak kendinden başlangıçta 25 kat, ertesi gün 10 kat fazla düşmanına direnerek kendilerinden beklenen görevin kat kat üstünde varlık göstermişlerdi.

Ertuğrul Koyu muharebelerin devamı boyunca İngiliz ve Fransızların ana ikmal noktası olarak kullanılmıştı. Bu gün Ertuğrul Koyunda İngilizlerin “V Beach” mezarlığı bulunmaktadır.

Makaleler

26 Nisan 2018
21 Şubat 2018
11 Ocak 2018
11 Ağustos 2017
09 Ağustos 2017
31 Temmuz 2016
04 Nisan 2016
13 Ocak 2016
13 Aralık 2015
13 Aralık 2015
13 Aralık 2015
01 Aralık 2015
27 Kasım 2015
19 Kasım 2015