seddulbahir.jpg

Koordinat:

(Platonun yaklaşık orta noktası)  : 40° 08´ 46.86" K - 26° 19´ 51.84" D

(Kuzeybatı köşesi Eğerli Tepe)     : 40° 10´ 16.98" K - 26° 18´ 43.76" D

(Güneybatı köşesi Taşlı Orman)  : 40° 08´ 48.98" K - 26° 16´ 38.97" D

(Güney köşesi Baykuş Tepe)        : 40° 06´ 25.99" K - 26° 19´ 16.17" D

(Kuzeydoğu köşesi Çam Burnu)   : 40° 10´ 07.50" K - 26° 22´ 14.95" D

Koordinat: 40° 05´ 59.24" K - 26° 16´ 01.69" D

Gelibolu Yarımadası’nın özellikle güneyine doğru savaş zamanına kadar Rumların oturduğu yerleşim merkezleri çoğunlukta olup isimleri de sonradan değiştirilene kadar Rumca idi. Eceabat (Maydos)’a bağlı ve bunun güneyindeki köylerde, mezralarda ve çiftliklerde tarımla uğraşan halk, zamanla küçük yerleşim birimlerini bırakarak toplu olarak bulunmak için köylere taşınmışlardı. Bu yerleşim birimlerinden; Erpeten (Alçı Tepe’nin 1400 m kuzeyi), Aptella (Kudsi Bey Tepe’nin 200 m batısı),  Apostor (Alçıtepe Köyü’nün 1400 m güney doğusu) örnekleri sayılabilir. Günümüze ulaşamayan bu yerleşim birimlerinden bazıları Çanakkale muharebeleri sırasında gerek korunaklı bir alanda olması gerekse kuyu ve çeşmesinin bulunması nedeniyle birliklerin dinlenme yerleri, karargâhları, olarak kullanılmıştı.

 

Koordinat: 40° 05´ 13.39" K - 26° 16´ 34.80" D

Salimbey Çiftliği; iki kilometre uzunluğundaki Tenger Dere’nin hemen hemen orta bölümünde, dere vadisinin açılarak, hafif meyille güneydoğuya doğru alçaldığı arazide; derenin kuzeydoğu bölümünde 350X150m, güneybatı tarafında 250X100m boyutlarındaki açık alanlara serpiştirilmiş binalardan oluşmaktaydı.

 

Koordinat: 40° 07´ 07.07" K - 26° 15´ 23.02" D

Gelibolu Yarımadası’nın özellikle güneyine doğru savaş zamanına kadar Rumların oturduğu yerleşim merkezleri çoğunlukta olup isimleri de sonradan değiştirilene kadar Rumca idi. Eceabat (Maydos)’a bağlı ve bunun güneyindeki köylerde, mezralarda ve çiftliklerde tarımla uğraşan halk, zamanla küçük yerleşim birimlerini bırakarak toplu olarak bulunmak için köylere taşınmışlardı. Bu yerleşim birimlerinden; Erpeten (Alçı Tepe’nin 1400 m kuzeyi), Aptella (Kudsi Bey Tepe’nin 200 m batısı),  Apostor (Alçıtepe Köyü’nün 1400 m güney doğusu) örnekleri sayılabilir. Bu örneklerinden biri de Alexi idi. 1850’li yıllarda çizilen haritalarda, Alçıtepe (Kirte) Köyü’nün 3700 m kuzeydoğusunda, o zamanın Maydos’a giden yol üzerinde ve Şahin Dere kenarında 3-4 haneden oluşan Alexi köyü,  XX’nci yüzyılın başında Anderya Çiftliği adını aldığı Osmanlı haritalarında görülmektedir.

 

 

Koordinat:

40° 05´ 29.86" K - 26° 13´ 38.03" D

40° 04´ 27.70" K - 26° 12´ 46.86" D

40° 02´ 47.18" K - 26° 11´ 30" D

Kirte Deresi ile Kanlı Dere arasındaki sırt hattı boyunca kuzeydoğu – güneybatı istikametinde Alçıtepe (Kirte) köyünden Seddülbahir Köyü’ne uzanır. 6400 metre uzunluğundaki yol, Alçıtepe çıkışında Cemilbey Deresi’nden sonra batıya yönelir. Necatibey Dere’yi geçince yol ikiye ayrılır. Bu iki yoldan da Seddülbahir’e gidilebilse de güneybatı yönünde uzanan yol esastır. Bu kavşaktan 1km. güneybatıya Yüzbaşı Süreyya Sırtı’ndan devam edildiğinde Altıparmağın (Papazın) Bağı’na varılır.

 İngilizlerin Kirte yolu civarında en son ilerledikleri hat olan Papazın Bağı olmuştu. 7 Ağustos’ta 42’nci İngiliz Tümeni sabah Kirte Deresi doğusundan icra ettiği taarruz Papazın Bağı civarında bir miktar gelişerek Türklerin 1’inci hat siperlerinin bir kısmı ele geçirilmişti. 7 – 13 Ağustos tarihleri arasında karşılıklı hücumlarla el değiştiren siperler bu tarih sonunda bağın büyük kısmı İngilizlerin elinde kalmıştı. Bu bölgedeki karşılıklı hatlar düşmanın yarımadayı tahliyesine kadar pek fazla bir değişikliğe uğramamıştı.

Papazın Bağı’ndan sonra yine düz olarak güneybatı yönünde devam eden yol sırasıyla; Çamyayla Mevkii, Recepbey Bayırı, Yalçı Tepe’den geçerek Çukurbağlar Mevkii’ne ulaşır. Kirte Deresi’ni geçtikten sonra Zeytinli Bayır kenarından Seddülbahir Köyü’ne varılır. 1915 yılında kullanılan yol ile bugün mevcut olan yol aynıdır.

Savaşan iki taraf için de taktik açıdan belirgin bir hat olduğundan sorumluluk alanı belirlemede önemli rol oynamıştı. Seddülbahir –Yalçıtepe arası Türk topçu ateşinden gözetleme bakımından korunaklı olduğundan İtilaf Devletlerince kullanılsa dahi, daha kuzey bölümü Türklerin gözü önünde devam ettiğinden muharebeler boyunca ancak geceleri kısıtlı olarak kullanılabilmişti.

 

 

Koordinat: 40°04´53.56"K - 26°13´13.42"D

Alçıtepe Köyü’nün 1200 metre güneyinde, Alçıtepe – Seddülbahir yolunun hemen batısındadır. Savaş zamanı burada bulunan muhtemelen bir papaza ait bağ, günümüzde zeytinlik olarak kullanılmaktadır.

6 Ağustos’ta kuzeyde (Arıburnu – Anafartalar) yapılacak kuşatma harekâtının icrası sırasında Güney Grubu’ndan kuşatma yapılacak bölgeye kuvvet kaydırmayı önlemek maksadıyla Seddülbahir bölgesinde bulunan 8’inci İngiliz Kolordusu ve Fransız Kolordusu tarafından mahdut hedefli taarruzlar planlanmıştı. Bu plan gereğince 6 Ağustosta 29’uncu İngiliz Tümeni Kirte Deresi batısından yaptığı taarruzlardan sonuç alınamamıştı. 7 ağustos için ise 42’nci İngiliz Tümeni sabah Kirte Deresi doğusundan icra ettiği taarruz Papazın Bağı civarında bir miktar gelişerek Türklerin 1’inci hat siperlerinin bir kısmı ele geçirilmişti. 7 – 13 Ağustos tarihleri arasında karşılıklı hücumlarla el değiştiren siperler bu tarih sonunda bağın büyük kısmı İngilizlerin elinde kalmıştı. Bu bölgedeki karşılıklı hatlar düşmanın yarımadayı tahliyesine kadar pek fazla bir değişikliğe uğramamıştı.

 

 

Koordinat: 40°03´25.65"K - 26°11´54.65"D

Seddülbahir – Alçıtepe yoluna paralel olarak Kanlı Dere ile Kirte deresi arasında sıralanmış 5 tane su terazisi, Roma ve Osmanlı döneminde Seddülbahir köyünün ve daha sonra Seddülbahir Kalesinin su ihtiyacını karşılamak maksadıyla köyden 3 km. kuzeydoğuda Yalçı Tepe Su Başı mevkii’ndeki kaynaklardan köye getirilen suyun ara birimini oluştururdu. Şavaş dönemi haritalarına bakıldığında Yalçı Tepe’nin kuzey doğusunda su deposu, Tazyikli Su Makinesi ve Haznesi gibi suyu toplama ve sevk elemanları görülmektedir. Bu bölgede toplanan sular künklerle güneye akıtılırken yükseklik 40 metreden ovaya inince 20 metreye düşmekteydi. Bu suyu köyün yüksekliğine çıkarmak için 5 tane Su Terazisi ile 900 metre civarındaki çukur ve düzlük alan geçilmişti.

Su terazileri, birleşik kaplar prensibine göre çalışan ve su basıncını ayarlayan yapılardı. Teraziler genellikle kare şeklinde ve yukarı doğru gittikçe daralan birer kule biçiminde yapılmışlardır. Su kaynaklarından pişmiş kilden yapılma borularla gelen sular, altta toplanınca basıncın kuvvetiyle borudan yukarı teraziye çıkartılıp yavaşlatılmak suretiyle, atmosfer basıncına eşitlenerek basınç kontrolü sağlanmaktaydı. Terazinin üst kısmında “sandık” veya “sanduka” adı verilen bir depo–havuz bulunuyordu. İsale hattından gelen bir boru, düşey olarak bu havuzun tabanına açılırdı. Suyun kullanılmadığı zamanlarda borular içerisindeki suyun hareketine mani olan hava birikimi önlenerek isalede basıncın artması ve künkleri patlatması önlenmişti. Basınç kontrolünün yanı sıra, suyu ölçmek ve dağıtmak görevini üstlenen su terazilerinde, sandık kenarlarına konan “lüle”ler aracılığıyla debi ölçülüp, gerekli miktarda su dağıtımı sağlanırdı. Eğer debi ölçülmeyecek ve yalnız basınç kontrol edilecekse, ikinci bir düşey boru vasıtasıyla şebekeye su verilirdi.

25 Nisan çıkarmasını takip eden günlerde önce İngilizlerin daha sonra Fransızların kontrolünde olan Kakmı mevkii ve güneyindeki düzlük bölgede Fransızların ihtiyatları, depoları, topçu mevzileri bulunuyordu. Türklerin topçu atışlarında bu su terazilerinden “Düzeltme Tanzim Noktası” olarak faydalandığından şüphelenerek, topçu atışlarının isabet oranını azaltmak maksadıyla tarihi değeri göz önünde tutulmayarak Su Terazilerini yıkmışlardı. Bir iki tanesinin sadece birkaç taş parçasından ibaret olan kalıntılarından başka geriye kalanı yok olmuştur. Su terazilerinden, günümüze büyük şehirlerde tarihi yapı olarak birkaç tanesi ulaşmış olup, eski uygarlıkların su iletme teknolojisinin önemli parçasını oluşturmaktaydı. 

 

 

Koordinat: 40° 03´ 55.00" K - 26° 14´ 06.32" D

Gelibolu yarımadasının boğaza girişten itibaren üçüncü büyük deresidir(Kirte Deresi – Kanlı Dere – Kereviz Deresi).  Uzunluğu 2300 metre kadar olan ve kuzey güney istikametinde akan dere yazın genellikle kurudur. Doğusunda Cesaret Sırtı, batısında üzerinde birçok tepe barındıran ( Yassı T. - 83 Rakımlı T. – Kudsi Bey T.) Yüzbaşı Şevki Sırtı ve Bağlık Sırtı bulunmaktadır. Boğaza yaklaştıkça dere vadisi daha da dikleşerek batı yamaçlarının bazı bölümleri uçurum şekline dönüşmüştür.

Muharebeler sırasında Kereviz Derenin bulunduğu bölge Türkler ile Fransızların karşı karşıya geldiği Güney Cephesi’nin Türklere göre sol yanını teşkil etmekteydi. 26 Nisan’dan itibaren daha elverişli arazide savunmak maksadıyla geri çekilen Türk birlikleri sol yan için kritik arazi olarak Kereviz Dereyi kabul etmişler, derenin batı kesimi mutlak elde bulundurmak için büyük kayıplar pahasına bölgeyi savunmuşlardı.

Özellikle 1’inci ve 2’nci Kerevizdere Muharebelerinde diğer örneklerini Zığındere – Kanlısırt – Conkbayırı muharebelerinde rastladığımız çok kanlı çatışmalar yaşanmıştı. Fransızların cephanesi oldukça bol 75’lik topları ve Türk askerinin “Karakedi” adını verdiği Dümezil havanları büyük tahribat yapmıştı. Bu silahların adeta siperleri dümdüz etmesinin tesiriyle büyük kayıplar veren ama yine de canını dişine takıp Yassı Tepenin Kereviz Dereye bakan uçurumun başında da olsa tutunmayı başaran Türkler, sadece Kereviz Derenin boğaza yakın kısmında Fransızların derenin içine inmelerine izin vermişti. Bu küçük parça siper de muharebelerin sonuna kadar Fransızların başına bela olmuş birçok kez baskın tarzında hücumlar ile siper el değiştirmişti.

 

 

Koordinat:

40° 02´ 47.32" K - 26° 10´ 43.54" D

Kuzeyinde Kızlar Sırtı, doğusunda Ertuğrul Koyu ve Seddülbahir Köyü, güneyinde İlyasbaba Burnu, batısında Ay Tepe bulunmakta olup 45 metre yüksekliğindedir.

Çanakkale Boğazına giriş kısmının en hâkim noktasını teşkil ettiğinden, boğazı savunmak maksadıyla oluşturulan savunma sisteminin giriş kısmını kapsayan tabyalardan biri olan Ertuğrul Tabyası bu tepenin doğusunda inşa edilmişti. Şubat 1915’de başlayan donanmanın topçu ateşine birçok kez karşılık veren ve isabetler sağlayan tabya, 25 Şubat bombardımanında isabet alarak devre dışı kalmıştı. 25 Nisan çıkarmasında Ertuğrul Koyunu savunan 10’uncu Bölüğün bir takımı bu tabya ve doğusundaki sırtta mevzilenerek çıkarmanın ilk günü İngilizlere büyük zayiat verdirmişlerdi. Tekke koyunu savunan 12’nci Bölük bulunduğu mevzilerde tutunamayınca önce Ay Tepe, saat 17.40’da da burayı boşaltarak Gözcübaba Tepe ile Kızlar Sırtı hattına çekilmiş savunmalarına burada devam etmişlerdi.

Bugün Gözcübaba Tepe üzerinde İngilizlerin 1924 yılında yaptıkları yarımadaya ilk ayak bastıkları ve terk ettikleri nokta anısına “Helles Anıtı”, kahraman 3’üncü Tabur personelinin anıldığı “Yahya Çavuş Anıtı ve Şehitliği” ve hemen yanında da restore edilen Ertuğrul Tabyası bulunmaktadır.

 

 

Koordinat:

40° 02´ 46.29" K - 26° 11´ 23.93" D

Kuzeyinde Değirmen Mevkii, doğusunda Seddülbahir Köyü, güneyinde Ertuğrul Koyu, batısında Kızlar Sırtı bulunmakta olup 47 metre yüksekliğindedir.

Ertuğrul Koyunun gerisinde ve koya tamamen hâkim yükselti olduğundan kritik arazidir. Üzerinde Cenevizlerden kalma kale kalıntılarından dolayı Türkler tarafından Harapkale Tepe olarak adlandırmıştır. İngilizler ise adını çıkarmadan önce yüksekliğinden dolayı ”Hill 141” olarak kullanıyorlarsa da çıkarma günü bu tepe üzerinde ölen Yarbay Doughty Wylie anısına “Fort Doughty Wylie” olarak değiştirmişlerdi.

Seddülbahir bölgesini savunan 3’üncü Tabur Komutanı Binbaşı Mahmut Sabri Bey’in komuta yeri olarak kullandığı tepe; çıkarmaların ertesi günü kıyı hattından biraz geri çekilen kuvvetlerin son dayanak noktasını teşkil etmişti. 26 Nisan saat 14’e kadar bu tepe ve batıya uzanımı hattını savunan takviyeli 3’üncü Tabur emirle Yalçı Tepe bölgesine çekilmeye başlamıştı.

Bugün tepe üzerinde Yarbay Doughty Wylie’nin mezarı bulunmaktadır. Yarımada üzerinde toplu mezarlıklar haricindeki tek münferit İngiliz mezarıdır.

 

 

Koordinat:

40° 03´ 01.07" K - 26° 10´ 03.78" D

Karacaoğlan Tepenin güneyinde 300 metre uzunluğunda 30 metre derinliği olan koydur. Koyu çevreleyen Tepe ve sırtlar dik olmakla beraber Çukurhendek Derenin bu yükseltileri oymasıyla yukarı doğru kolayca çıkma olanağı vardır.

Düşmanın yarımadaya çıkış için kullanabileceği 1’inci öncelikli çıkarma noktası olarak kabul edildiğinden engel sistemi de oldukça geliştirilmişti. Deniz kenarına yakın koyun bir ucundan diğer ucuna kadar bir kuşak tel engeli, ilerlemeyi önleyici çeşitli engeller ve mayın döşenmişti. Bu engel sisteminin gerisindeki sırtlara 12’nci Piyade Bölüğü mevzilenmişti. Tekke koyuna bakacak şekilde bir takımı Karacaoğlan Tepede bir takımı Tekke Sırtında ve ihtiyat takımı da Karacaoğlan Tepe gerisindeydi.

25 Nisan sabahı yoğun topçu ateşinden sonra saat 6’ da iki kademe halinde bir İngiliz taburu Tekke Koyuna çıkmaya çalışmıştı. 12’nci bölüğün sadece tüfek ateşi ile ağır zayiata uğramışlar, çıkarmanın zorlandığı anlaşılınca donanmanın topları tekrar 12’nci bölük üstüne korkunç ateşine başlamıştı. Saat 9’a doğru 2 tabur kuvvetine erişen İngilizler sırtlara doğru ilerlemeye başlamışlardı. Saat 11’e kadar direnen bölük güney ve kuzeyden ilerleyen düşmanını karşısına alarak savunmaya devam etmek için Ay Tepeye çekilmek zorunda kalmıştı.

Muharebelerin devamında Tekke Koyu, İngilizlerin bazı yardımcı gemileri batırılmak suretiyle oluşturulan dalgakıranla bir liman haline getirilmişti. Ana ikmal merkezi olarak kullanılan koy, 9 Ocak 1916 tarihinde yarımadayı son terk ettikleri yer olacaktı.

 

 

Koordinat:

40° 02´ 34.58" K - 26° 10´ 56.86" D

Batısında Gözcübaba Tepenin, doğusunda Seddülbahir Kalesi ve Harapkale Tepenin hakim olduğu hafif eğimli olarak güneye doğru alçalan doğal bir amfiteatr önünde yer alan, 250 metre uzunluğunda 10 metre genişliğinde kumluk sahildir. 1915 yılında da var olan kumluk alanın bitiminde 1,5 metre yüksekliğinde set bulunmaktadır. Sahilden 15 metre içeriden başlayarak çeşitli aralıklardaki 3 sıra tel engeli oluşturulmuş, bu engel manzumesinin arkasında da 3’üncü Tabur 10’uncu bölük mevzilenmişti. Bir takımı Ertuğrul Tabya ve doğusunda, bir takımı köy batısı ve kale önünde, bir takımı da Harapkale Tepe gerisinde ihtiyatta idi.

25 Nisan sabahı 06.30’da başlayan başlangıçta 13 bölük, kısa bir süre sonra 25 bölük seviyesine çıkan düşmanına karşı direnen 10’uncu Bölük ve onu takviye eden 11’inci Bölük personelinin kahramanca vatan toprağını savunması sonucu, çıkarmaların en önemli noktası olan ve diğer çıkarma yerlerini arkasına alıp götüreceği düşünülen nokta tıkanıp kalmıştı. Koyu savunan Mehmetçikler, 10’uncu Bölük personeli Yahya Çavuşun şahsında adlarını tarihe altın harflerle yazdırdılar. 32 saat boyunca Ertuğrul Koyu çevresindeki savunma mevzilerinde mevcut olarak kendinden başlangıçta 25 kat, ertesi gün 10 kat fazla düşmanına direnerek kendilerinden beklenen görevin kat kat üstünde varlık göstermişlerdi.

Ertuğrul Koyu muharebelerin devamı boyunca İngiliz ve Fransızların ana ikmal noktası olarak kullanılmıştı. Bu gün Ertuğrul Koyunda İngilizlerin “V Beach” mezarlığı bulunmaktadır.

 

 

Koordinat:

40° 02´ 54.19" K - 26° 10´ 37.81" D

Kuzeyinde Akapyeri Dere, doğusunda Gözcü Baba Tepe, güneyinde Tekke Sırtı, batısında Tekke Koyu ve Karacaoğlan Tepe bulunmaktadır. Bazı haritalarda Beyaz Tepe – Ak Tepe olarak da geçmektedir. 45 metre yüksekliğindeki tepeye İngilizler başlangıçta feet olarak yüksekliğini gösteren “Hill 138”, daha sonraları ise 29’uncu İngiliz Tümen Komutanı General Hunter Weston anısına “Hunter Weston Hill” adını vermişlerdi.

Tekke Koyu bölgesini savunan 12’nci Piyade Bölüğü’nün 2 takımından biri Karacaoğlan Tepe’nin Tekke Koyuna bakan yamaçlarında diğeri Tekke Koyu’nun doğusunda bulunan Tekke Sırtı’nda mevzilenmiş, diğer takımı ise Karacaoğlan Tepe gerisinde ihtiyatta idi.

25 Nisan sabahı 06 da başlayan çıkarmalarda iki kademe halinde bir tabur İngiliz Tekke Koyundan, 1 km kuzeydeki İkiz koyuna çıkan İngilizlerden de bir bölük saat 8 civarında Karacaoğlan Tepeye taarruza başlamıştı. Donanmanın korkunç ateşi, önündeki ve gerilerindeki düşmanın manevrası dolayısıyla imha tehlikesi ile karşı karşıya kalan bölük, Ay Tepe istikametine kanat kırarak geri çekilmiş ve saat 11 de Karacaoğlan Tepe İngilizlerin eline geçmişti.

Ay Tepeye çekilen kuvvetler Tekke koyunun içini göremediğinden burada serbest kalan ve kısa sürede 2  tugay seviyesine ulaşan İngilizler, koya hâkim sırtlara tırmanarak 12’nci Bölükle teması muhafaza etmişti. Ertuğrul Koyuna çıkan kuvvetlerle birleşmek için Ay Tepe istikametinde taarruzlarını sürdüren İngilizlere karşı 6 saat direnen bölük, saat 17.40 da Ay Tepe’den de çekilmek zorunda kalmışlardı. Akşam varacakları hedef Alçı Tepe olan İngilizler, bu kahraman askerlerin büyük direnişi sayesinde kıyıdan 500 metre içerideki Ay Tepeyi aldıklarına sevinecek duruma düşmüşlerdi.

 

 

Koordinat:

40° 03´ 14.28" K - 26° 10´ 10.46" D

Kuzeyinde İkiz Koyu, doğusunda Tekke Sırtı ve Ay Tepe, güneyinde Tekke Koyu bulunmaktadır. Adını tepenin doğusunda bulunan Tekkeden aldığı sanılmaktadır. 38 metre yüksekliğindeki tepeye İngilizler Hill 114 demekteydi.

Tekke Koyu bölgesini savunan 12’nci Piyade Bölüğü’nün 1 takımı Karacaoğlan Tepe’nin Tekke Koyuna bakan yamaçlarında mevzilenmiş, 9 kişilik gözetleme postası da tepenin kuzeyinde takımın geri emniyeti için ayrılmıştı.

25 Nisan sabahı 06 da başlayan çıkarmalarda iki kademe halinde bir tabur İngiliz Tekke Koyundan, 1 km kuzeydeki İkiz koyuna çıkan İngilizlerden de bir bölük saat 8 civarında Karacaoğlan Tepeye taarruza başlamıştı. Donanmanın korkunç ateşi, önündeki ve gerilerindeki düşmanın manevrası dolayısıyla imha tehlikesi ile karşı karşıya kalan takım Ay Tepe istikametine kanat kırarak geri çekilmiş ve saat 11 de Karacaoğlan Tepe İngilizlerin eline geçmişti. Muharebelerin devamı boyunca İngilizlerin elinde bulunan tepe, komuta yeri olarak kullanılmıştı.

 

 

Koordinat:

40° 03´ 48.35" K - 26° 10´ 34.94" D

Kuzeyinde Kızıltoprak Mevkii, doğusunda Meşelik Dere, güneyinde Karacaoğlan Tepe bulunmaktadır. Adını İngilizlerin bu koya verdikleri ”X” kodundan aldığı sanılmaktadır. Bazı Haritalarda da Mezarönü Koyu olarak adlandırılmıştır.

Koy, 250 metre uzunluğunda 10 metre derinliğinde bir kumsala sahip olup çevresi 30 metreye varan dik yamaçlarla çevrilidir.

25 Nisanda bu koy bölgesinde 6’ncı Piyade Bölüğüne bağlı 10 asker kuvvetinde gözetleme ve dinleme postası olarak görev yapan bir kuvvet bulunuyordu. Çıkarmaya elverişli olmadığı düşüncesi ve kuvvet azlığı bunu gerektirmişti.

İngiliz çıkarma planına göre asıl çıkarmanın yapılacağı Tekke Koyu ve Ertuğrul Koyu’nun yükünü hafifletmek, bir anda daha fazla kuvveti karaya çıkarmak, savunan tarafın yanından manevra ile kuşatmak maksatlarını yerine getirebilecek uygun bir plaj olarak değerlendirilen İkiz Koyuna iki kademe halinde takviyeli bir tabur (1250 asker) çıkarılacaktı. Sabah 06.20 civarında İkiz Koyu bölgesine varan çıkarma birlikleri kıyıya 400 metreye kadar yaklaşan İmplacable muharebe gemisinin korkunç ateşi, koyu çevreleyen sırtta bulunan Türklere hiç fırsat tanımadan çıkarmanın teminini sağlamıştı. Üstün kuvvet karşısında geri çekilen posta, Kızıltoprak Mevkiinde Zığın Dere tarafından yardıma gelen kendi takımlarından personel ile mevzilenerek düşmanını durdurmaya çalışmışlardı.

İkiz Koyu’nun üst kısmına tırmanan İngilizler kuzeye karşı emniyet perdesi oluşturduktan sonra Karacaoğlan Tepede mevzilenmiş olan 12’nci Bölüğü kuşatmak maksadıyla güneye doğru ilerlemişlerdi.

Saat 07.00 civarında 26’ncı Alay Komutanı Seddülbahir bölgesinin takviyesi için 2’nci Tabur’dan son kalan bölüğü göndermişti. Saat 07.30 da Bağlık Sırtı’ndan hareket eden Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi komutasındaki 7’nci Bölük düşmanın donanma ateşinden korunarak güneye intikali sırasında İkiz Koyu’na çıkan ve 3’üncü taburun yanını tehdit eden düşmanın varlığını görüp kendi inisiyatifi ile kendinden 10 kat fazla düşmanına tereddüt etmeden saldırmıştı. Tıpkı aynı gün Mustafa Kemal’in ast komutanlarına “Ben sizlere taarruz etmeyi değil ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar geçen sürede yerimize başka kuvvet ve komutanlar geçebilir.” dediği gibi Yüzbaşı Yusuf Kenan da arkadan gelecek birliklere zaman kazandırmak için kendini ve bölüğünü feda etmişti. Bölük komutanı dâhil birçok personelini şehit veren 7’nci Bölük düşmanını İkiz Koyu’nun hâkim sırtlarına mıhlamış, ertesi güne kadar bir tugay çapındaki kuvvetin ne yapacağını bilemez halde atıl kalmasını sağlamıştı.

 

 

Koordinat:

40° 04´ 11.31" K - 26° 14´ 32.81" D

Kuzeyinde İl (Yeşil) Dere ve 192 Rakımlı Tepe, doğusunda Domuz Dere ve Çanakkale Boğazı,  güneyinde Çanakkale Boğazı, batısında Kereviz Dere ve Yassı Tepe bulunmakta olup ortalama 90 metre yüksekliğinde, üstü oldukça düz kuzeye doğru yükselen geniş sırttır..

1915 Mayısın başında Kereviz Dere ile Domuz Dere arasında komuta yerleri ile bağlantı ve geriden yapılan takviyeler bu sırt üzerini kullanmaktaydı. Domuz Dere’nin denize döküldüğü noktadan 600 metre kuzeyden Cesaret Sırtı’na çıkan yol, sırtın üstünde iki kola ayrılarak biri Çatal (Çift) Dere’ye diğeri Lahne (Lahana) Dere’ye giderek bu derelerin içinden kısmen gizlenerek Kereviz Dere’ye iniliyordu. Bu yolun gizlenmesi ve ateşlerden korunması için büyük çabalar harcanmışsa da, ancak piyade mermilerine karşı bir güvenlik sağlayacak kadar derinlik sağlanabilmişti.

Haziran ayının ortalarında Fransızlar Kereviz Dere batı yamaçlarına yaklaşınca, Cesaret Sırtı da ikinci hat siperleri oluşturulmuştu.

 

 

Koordinat:

40° 04´ 23.44" K - 26° 13´ 47.76" D

Kuzeyinde Sivri Tepe, doğusunda Cesetler Tepesi ve Kereviz Dere,  güneyinde Şehitler Tepesi ve 83 Rakımlı Tepe, batısında Şevki Efendi Sırtı ve Kanlı Dere olup 90 metre yüksekliğindedir. Alçıtepe Köyü ile Alçı Tepe’den gelen yolların kavşak noktasının hemen batısındaki tepedir.

Fransızlar buradaki Türk siperlerinin şeklinden dolayı “The Quadrilateral” (dörtgen) olarak adlandırmışlardı.

22 Hazirandan itibaren büyük topçu ve donanma desteğinde taarruzlarına devam eden Fransızlar 83 Rakımlı Tepe’yi ele geçirip ilerlemelerine devam etmişlerdi. 30 Haziranda son bir hamle ile Kudsi Bey Tepesi’ni de Türklerden almışlardı. 12 – 13 Temmuz, 6-7 Ağustos tarihlerinde daha ileri gitmek için yaptıkları taarruzlar inatçı Türk savunması karşısında kırıldı. Fransızların Gelibolu Yarımadası’nda ilerleyebildikleri son nokta olan Kudsi Bey Tepesi muharebelerin devamında hep Fransızların elinde kaldı. 7 Ağustos günü Çatal Tepe ileri hatlarında yaralanarak hastanede şehit olan 55’inci Piyade Alayı 1’inci Piyade Tabur Komutanı Binbaşı Hafız Kudsi Bey’in anısını yaşatmak maksadıyla kanlı muharebelerin yaşandığı bu tepeye ismi verilmişti.

 

 

Koordinat: 40°04′13.95″ K - 26°11′09.34″D

Eğe Denizinden 300m ve Tekke Koyu - Alçıtepe yolunun hemen doğusunda, Pink Farm mezarlığının güneyindeki düzlüktür. 25 Nisan sabahı Seddülbahir bölgesine çıkan İngilizleri durduran 3'ncü Tabura takviye olarak gönderilen ve İkiz Koyu'ndan çıkarak 3'ncü Taburun arkasını çevirmek üzere olan ve de kendinden 6 kat üstün düşmanına 2'nci Tabur 7'nci Bölük Kızıltoprak Mevkiinden taarruzla kıyıbaşına mıhlamıştır.

 

 

Koordinat : 40º 4’ 0,67“ K - 26º 13’ 57,81“ D

Kerevizdere batısında yaklaşık 400x400 boyutunda, Kerevizdere'ye bakan  yamaçları uçurum derecesinde dik olan daha batıya doğru hafif bir meyil ile yükselen üstü nispeten düz tepedir. Batı tarafında Kaymakam Hasan Bey Anıtı ve onun 200 m. batısında Alçıtepe - Abide yolu bulunmaktadır.

12-13 Temmuz 1915 İkinci Kerevizdere Muharebesi'nin en yoğun olarak yaşandığı bölgedir. Fransızların korkunç topçu ve havan atışları ile sarsılan Türkler bu önemli arazi parçasının doğu kesiminde  uçurumun hemen önünde tutunmayı başarmışlar ve tahliyeye kadar buradaki mevziler bir daha el değiştirmemiştir.

 

 

Koordinat: 40°05′34.90″K - 26°12′32.14″D

Sarıtepe Şehitliği 200 m. güneyinde Zığındere'nin doğusunda, batıya doğru çıkıntı yapmış bölgedir. Muharebeler sırasında burada bulunan bir Türk siperi parçasının A harfine benzemesinden dolayı "Boomerang" adı verilmiştir. Zığındere'nin batısındaki Şehitler Sırtı'na hakim bir konumu nedeniyle Şehitler Sırtından ilerlemenin ilk koşulu olarak Boomerang siperinin taarruz başlamadan evvel ele geçirilmesi ileri sürülmüştü. 28 Haziranda yapılan taarruzda İngilizler hazırlık ateşinin bu kısma gelen bölümünü 15 dakika erken keserek bu sipere taarruzla ele geçirmişlerdi.

 

 

 

Koordinat 40° 6′25 41″K - 26° 19′39 50″D

Mesudiye Muharebe Gemisi, hareket halinde savaşamayacak kadar eski olmasından dolayı harp filosundan çıkarılarak sabit batarya olarak kullanılmasının uygun olacağı düşünülerek Çanakkale Boğazının savunmasına katkı için Çanakkale şehri güneyindeki Sarısığlar Mevkiinde demirlenmiştir. Boğaz girişine bakmayan sancak tarafındaki 3 adet 150/45 mm çapındaki toplar sökülerek 2 Ocak 1915 tarihinde Baykuş Tepe yamacında seçilen mevzisine yerleştirilmiştir.

2'nci Ağır Topçu Taburu 17'nci Batarya olarak kuruluşta bulunan Baykuş Mesudiye Bataryası; hepsi Mesudiye gemisi personeli olan 3 subay 81 erbaş ve erden oluşmaktaydı. 18 Mart Boğaz Muharebesi sırasında bataya komutanı Üsteğmen Mehmet Kemal Efendidir.

Batarya mevzisine Alçıtepe köyüne giden Boğaz kenarındaki yol üzerinde bulunan Havuzlar anıtından 3860 metre sonra ulaşılır. 

Makaleler

11 Ağustos 2017
09 Ağustos 2017
31 Temmuz 2016
04 Nisan 2016
13 Ocak 2016
13 Aralık 2015
13 Aralık 2015
13 Aralık 2015
01 Aralık 2015
27 Kasım 2015
19 Kasım 2015

 

© 2015-2017 www.canakkalemuharebeleri1915.com